Anasayfa » Haber: 'İstanbul Göz Hastanesi Genel Koordinatörü Dr.Zafer Türkmenin Sağlık Turizmi ile ilgili röportajı...'
 Info
anasayfa
English
Deutsch
güncel haberler ve duyurular
ücret karşılaştırma
online randevu - danışma
bilgilendirme seminerleri
klinik - hastane bul
üye girişi
İstanbul Göz Hastanesi Genel Koordinatörü Dr.Zafer Türkmenin Sağlık Turizmi ile ilgili röportajı...
1. Türkiye’nin, her alanda olduğu gibi sağlık sektöründe de merkezi olan İstanbul’daki sağlık sektörünün bugün ulaştığı nokta nedir? Diğer ülkelerle kıyasladığımızda nasıl bir tablo ile karşılaşıyoruz? Devlet ve özel sektöre ait hastanelerin hizmet ve uzman kalitesi açısından neler söyleyebilirsiniz?
Türkiye’nin sanayi-endüstri alanı olan Marmara Bölgesi ve bu bölgede bulunan ülkemizin en büyük kenti İstanbul sağlık sektöründeki kurumlarıyla da ilk sıralardadır.150 özel hastane ve yüzlerce klinikle özel sektörün en fazla sağlık yatırımı yaptığı kentimizdir. Özel sektör yaptığı yatırımlarla sağlık alanında büyük bir boşluğu doldurmuştur. Sağlık kuruluşları fiziki yapılarıyla akıllı/yarı akıllı binalardan oluşmakta ve güncel teknolojiye sahip tıbbi cihazlar kullanılmakta. Hizmet içi eğitimlere önem verilmekte ve üst düzeyde hizmet anlayışı ana felsefe olma yolundadır. Birçok sağlık kuruluşu akkreditasyona gitmekte ve özerk uluslararası kuruluşlara kendilerini denetletmektedir. Bütün bunlar sağlık hizmetinde kaliteyi getirmekte. Devlet özel sektöre yetişme yarışı içine girmiş, bir şekilde de sağlık hizmetlerini özel sektörden alır hale gelmiştir. Belki de doğrusu budur. Önümüzdeki yıllar bunu gösterecektir.



2. Türkiye’de “sağlık turizmi”, sadece termal sular ve kaplıcalarla ilintili olarak görülüyordu. Son yıllarda gerçekleştirilen atılımlarla sağlık turizminin bu dar kapsamın çok dışına çıktığını görüyoruz. “Sağlık turizmi”ni nasıl tanımlıyorsunuz?



Sağlık turizmi deyince Türkiye de ilk akla gelen birtakım tesislerde uygulanan SPA uygulamaları ve “Kaplıca Turizmi”dir. Ancak son yıllarda tanım, daha çok tatil yaparken tedavi olmak şeklinde algılanmaktadır. Ancak SPA uygulamaları ve kaplıcalar dışında konvansiyonel tıbbın sınırları içinde tıp doktorları ve diş hekimleri tarafından hastanelerde, kliniklerde uygulanan tedavi hizmetlerini almak için yurt dışından gelen turistlerin yaptıkları seyahatlerin “Medikal Turizm” olarak adlandırılması daha doğru bir tanım olur.



3. İstanbul, sağlık turizminin neresinde yer alıyor? Bu alandaki gelişmeler hakkında bilgi alabilir miyiz?



Önce Dünya’ da ve Türkiye’ de sağlık turizmine kısaca bakalım:

Turizmde ucuz ülke imajını bir türlü aşamayan ülkemize sağlık turizmi için gelen turist sayısı tedavi de dahil olmak üzere yılda ortalama 200.000 civarındadır.

Turizmin bu kulvarında pazardan en büyük payı alan Hindistan ise 2004 yılında 180.000 sağlık turisti ağırlamıştır. Başlangıçta %15 olan yıllık büyüme hızı %30 lara ulaşmıştır. 2004 yılında 333 Milyon USD ciro yapan Hindistan’ın 2012 yılı için yılda 1 Milyon sağlık turisti ve 2,3 Milyar USD ciro hedeflediği söyleniyor. Boşluğu çok iyi değerlendirip çok hızlı hareket eden Hindistan hazırlık ve yatırımlarını tamamlayarak hizmet kalitesinden ödün vermeden ucuz fiyat alternatifleri sunmuş ve böylece de özellikle kalp(yılda 60.000 ameliyat) ve katarakt ameliyatlarında pastadan en büyük payı alır hale gelmiştir. ABD’ de sağlık hizmetlerinin çok pahalı, Hindistan’da ise birim maliyetlerin ABD’dekine kıyasla 4–5 kat bazılarında 7–8 kat daha ucuz olması, ABD vatandaşları için Hindistan’dan sağlık hizmeti almayı çok cazip hale getiriyor. Çünkü sağlık sigortaları bu tedavileri karşılamıyor ya da bir kısmını karşılıyor. 40.000 USD olan bir ameliyatı Hindistan’da uçak paraları da dahil 8.000 USD karşılığı olabiliyorlar.

Diğer ülkeler arasında Kosta Rika ve Küba tüp bebek ve göz cerrahisi alanlarında, Tunus ve Fas göz sağlığı konusunda, Tayland böbrek nakli, Macaristan ve Polonya ise diş tedavilerinde ön plana çıkmışlardır. Estetik cerrahi ve obezite tedavisinde ise Belçika marka olmuştur.

Türkiye ise en çok kaplıca turizmi, göz, diş, plastik-estetik cerrahi dallarında Almanya, Hollanda, Avusturya ve İngiltere gibi ülkelerin vatandaşlarından rağbet görmektedir. Bu ülkelerde çalışan vatandaşlarımızın çok olmasının da bunda rolü var kuşkusuz.
İstanbul özellikle son zamanlarda doğal güzellikleri, zengin tarihi ve kültürel dokusu sayesinde sağlık turizminde atak yapmıştır. Özellikle göz, diş ve plastik-estetik cerrahi tedavilerinde İstanbul, ön sıralarındaki yerini almıştır. Kuşkusuz, yüksek teknolojik cihaz kullanan, fiziki yapıları uygun, kalite belgeli sağlık kurumlarımız ve uluslararası organizasyonlar yapan kuruluşların çoğalması bu pastadan alacağımız payı arttıracaktır.

Biz daha yolun başında olduğumuz için şu anda pazardan yılda ortalama 200 Milyon USD çekebiliyoruz. Eğer önlemler alınırsa kısa bir sürede payımız yılda 2 Milyar USD den aşağı olmayacaktır.



4. Yurtdışından özellikle hangi alanlarda tedavi olmak için geliniyor?



Medikal Turizm den bahsediyorsak anıldığı gibi göz hastalıkları alanında talep giderek artmakta. Çünkü yapılan tedaviler şokan ameliyatlar değil bu nedenle hasta 1- 2 günde tedavisini tamamlayarak Medikal Turizmin diğer ayağını ”Gezmek-görmek” kısmına daha çok vakit ayırabilmekte. Gözden sonra diş ve plastik-estetik ameliyatlar gelmekte.



5. İstanbul’un bu anlamda yabancı hastalara sunduğu avantajlar neler?



Önce başka ülke insanların bizi tercih etme nedenlerini sıralayalım:

I- Turizm Unsuru: Genel olarak ülkemizin turizme yatkın bir yapısı var. Akdeniz ve Ege bölgesi öncelikle deniz, güneş ve kum için diğer bölgeler ise tarihi ve kültürel zenginlikleri için seçilmekte. Doğal zenginliklerimiz çok; gastronomisi, florası, faunası, termal değerleri ve misafirperverlik yeni unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır. Değişik yörelerimiz ise folklorik zenginlikler sunmaktadır. Gelenler tedavilerini olurken ülkemizi tanıma ve tatil yapma olanağını da buluyorlar keyif alıyorlar.

II- Uygun fiyat unsuru ve bunlara kolayca ulaşım: Sağlık hizmetlerinin ve sağlık dışı diğer hizmetlerin ucuza alınabilmesi. Kendi ülkelerinde tedavi ücretlerinin 3- 5 kat daha fazla olması ve bu ücretin sağlık sigortaları tarafından karşılanmayıp kendileri tarafından ödenmesi. Aynı zamanda günümüzde uluslararası seyahatin maliyetlerinin düşmesi sayesinde hizmete kolay ulaşılabilir olması.

III- Kendi ülkelerindeki kamu sağlık hizmetleri için çok uzun süre beklemesi: Özellikle İngilizler ameliyatları için aylarca sıra beklemekteler.

IV- Sağlık hizmetleri için yüksek teknoloji kullanımı konusunda deneyimli uzman kadro: Gelenlerin tedavilerinde en az kendi ülkelerindeki kadar gelişmiş teknolojik cihazlar kullanılmakta ve deneyimli uzman hekimlerden ve sağlık personelinden hizmet almaktadırlar.



6. İstanbul’daki sağlık turizminin gelişmesine yönelik özel yatırımlar ya da düzenleyici faaliyetler yapmak gerekiyordur elbette... Bu konuda neler söyleyeceksiniz?



Türkiye İstatistik Kurumu'nun verilerine göre 2006 yılında Türkiye’ye gelen turist sayısı bir önceki yıla göre % 9.4 geriledi ve turizm gelirimiz dolar bazında %12.9 düştü. Türkiye, şu an dünya turizminin %1,8’ine sahiptir, kısa süreli hedeflerle bu oranın % 3’e çıkması beklenmektedir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı turizmi çeşitlendirmek(sağlık turizmi, inanç turizmi, kongre turizmi vb.) ve ülkemize gelen turist çeşidini arttırmak için birtakım çalışmalara başladı(Örneğin: 2006'ya oranla bu yıl aşağıdaki kampanya için yaklaşık 4 milyon dolar daha fazla bütçe ayırdı). Amerika kıtasındaki hem Hıristiyan hem de Musevi toplumunu hedef alan bir kampanya başlatarak 48 sayfalık bir turizm rehberi hazırlattı. Böylece kalburüstü bir kesime aynı zamanda alternatif tıp önerileri sunuldu..

Almanya’dan 4 ve İngiltere’den 1 Milyon turist her yıl ülkemizi ziyaret etmektedir. Alman turistlerin tatil için tercih ettiği ülkeler sırasıyla İspanya, İtalya ve Türkiye’dir. Dahası bu ülke vatandaşları ülkemizden emlak almaya başlamışlardır. Görülüyor ki aslında aslında iyi bir potansiyel var.

Şu anda Sağlık Bakanlığının sağlık turizmini yapılandırma çalışmaları var. Ancak genelde deyim alışkanlıkla akla ilk olarak termal turizmi getirdiği için bakanlık da bu ağırlık da çalışma yapıyor. Termal turizmde fazla masraf yok ama getirisi de diğer alanlardakinden (göz, diş, genel sağlık) daha az. Macaristan ve Polonya’ nın toplam yıllık gelirinin 3 Milyar Avro olduğu söylenmektedir. Bu ülkeler alt yapı hazırlıklarını 3 yıl önceden tamamlamışlar ve devlet desteğini de arkalarına alarak büyük yol kat etmişlerdir. Bu ülkeler coğrafi konumları nedeniyle de AB ülkelerinden daha fazla hasta alabilmektedirler. Yabancı dil sorunlarını çözme girişimleri, tanıtım, diğer organizasyonlar ve belki de en önemlisi AB ülkesi olmaları nedeniyle de çok başarılı olmuşlardır.



Yapılması gerekenlere gelince:

I- Her şeyden önce tanıtım. Uluslar arası tanıtım ve pazarlama işine önem verilmeli ve fuarlara katılmalı. Yurtdışı sağlık fuarlarında standlar almak ve kendimizi ifade etmek şart.

II- ‘Ben yaptım oldu’ uygulamalarının gelecekte ciddi sıkıntılar yaşatacağı bilinmeli. Memnun ayrılmayan turistin (örneğin ağzına oturmayan bir protezle gönderilen turistin) ülkesinde oluşturacağı olumsuzluklar dikkate alınmalı. Unutulmamalı ki sağlıktaki en iyi tanıtım hasta memnuniyetidir. Hastaları memnun göndermek şarttır.

III- Medikal turizme girecek hastanelerin sahip oldukları standartları bağımsız uluslararası organizasyonlara denetleterek belge almaları yani akredite olmaları; batılıların Türk Tıbbı hakkındaki önyargılarını yıkarak hizmet kalitelerini kanıtlamaları gerekir. Özellikle Avrupalı iyi eğitim görmüş, dolayısıyla iyi kazanan kesimlerde Türkiye, önemli bir imaj sorunu yaşamaktadır.

IV- Kültür ve Turizm, Sağlık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarının el ele verip uygun yasal düzenlemeleri yapmaları gerekir.

V- Sağlık turizmi çerçevesinde ülkemize gelmesini beklediğimiz turistlere öncelikle genel sağlıklarının başka nedenlerle bozulmayacağı güvenini verebilmek önemli. Çünkü şuanda gelen turist sayısının %30 unun bulaşıcı hastalık nedeniyle hastanelerimize başvurduğu da bir realitedir maalesef.

VI- Eğitimli personel bulundurmalı. Lisan engelini kaldırmalı. Hekim kalitesi açısından bir endişemiz yok. Hekimlerimiz ile batılı meslektaşları arasında bir fark olmadığı gün geçtikçe herkes tarafından bilinmekte artık.

VII- Profesyonelce çalışan aracı kurumlar çoğalmalı.



7. Ülkemizdeki tıp sektörünün gelecekteki konumunu nasıl görüyorsunuz?



Şurası kesin ki Türkiye; sağlık personeliyle, teknolojisiyle, fiziki yapısı, gelişen kaliteli hizmet verme anlayışıyla, fiyatlarıyla sağlık hizmetleri konusunda kesinlikle dünyanın gerisinde değil. Hatta Dünya da bu konuda iyi bir yer edinme yolunda. Ancak bunun için uluslararası güçlü bir tanıtım organizasyonu gerekiyor.

En az 2- 3 yıl beklememiz gerekebilir. Çalışmalar olumlu yönde devam etmekte. Daha önce bahsedildiği gibi şu anda sağlık alanında aldığımız turist sayısının yılda ortalama 200.000, maddi dönüşümün ise 200 Milyon USD civarında olduğu tahmin edilmekte. Yapılacak çalışmalarla 2 Milyar USD nin üzerine çıkabiliriz. Dünya’daki sağlık turizmi pazarı ise yılda ortalama 100 Milyar USD dır. Yalnızca İngiltere’de tedavi olmayı bekleyen hasta sayısının 1 Milyonun üzerinde olduğu söylenmekte. ABD’ de ise 50 Milyon kişinin sağlık sigortasının olmadığı ve vatandaşların %20 sinin, yüksek fiyatlar nedeniyle doğru düzgün tedavi hizmeti alamadığı bildirilmekte. Bir şekilde bu hastaların ülkemizde tedaviye gelmelerini sağlamalıyız.

Türkiye’ deki özel hastaneler de sağlık turizminden paylarına düşeni arttırmak için yeni yatırımlar yoluna gitmektedirler. Hatta Sağlık Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı ile eşgüdüm içinde çalışacak olan “Turkish Healthcare Group (Türk Sağlık Turizmi Grubu)” adlı bir grup kurularak Türkiye’nin sağlık turizmi alanındaki avantajlarını yurtiçinde ve yurtdışında tanıtmak için 2007 yılı boyunca sürecek olan çeşitli fuar ve workshoplar için hazırlıklar başlatıldı. Yapılacak uluslararası organizasyonlarda Türk sağlık kuruluşları, genel hastaneler, göz, diş ve plastik-estetik cerrahi hastaneleri görücüye çıkarılacak.

Şu anda AB ülkelerinden hasta alma potansiyelimiz değişik yollar ve yöntemlerle(O ülkelerde yaşayan vatandaşlarımız, bir şekilde ülkemizde sağlık hizmeti almış turistlerin olumlu tanıtımları, uluslararası organizasyon firmalarının sağladıkları bağlantılar vb.) gelişiyor. Ancak AB ülkesi olmadığımızdan “Serbest Dolaşım” üzerine kurulmuş olan AB oluşumunun malların, kişilerin, hizmetlerin ve sermayenin serbest dolaşımı ilkesinin sunduğu “Hastaların Serbest Dolaşımı “ndan doğan sağlık turizmi potansiyelinden yararlanamıyoruz.

Zaman el ele verme zamanıdır. Özel sağlık sektörüne, profesyonel aracı kuruluşlara ve devlete iş düşmektedir.

28.03.2007
Zafer Türkmen
İstanbul Göz Hastanesi
Genel Koordinatör

Tarih : 31.03.2007
http://
Kaynak:
Istanbul Göz Hastanesi
 Üyelerimiz:
Acıbadem Göz Sağlığı Merkezi
Ada Göz Dal Merkezi ve Cerrahi Birimi
Akdeniz Göz Merkezi
Alman Hastanesi
Amerikan Hastanesi
Anadolu Göz Merkezi
Anatolia Göz Merkezi
Antalya Anadolu Hastenesi
Ateş ve Ateş Göz Kliniği
Avrupa Şafak Hastanesi
Avrupa Göz Hastalıkları Merkezi
Avrupa Göz Merkezi
Bursa Göz Merkezi
Bursa Vatan Hastanesi
Çağın Göz Hastalıkları Merkezi
Denizli VizyonGöz Merkezi
Dr. Cezmi Kahvecioğlu Kliniği
Dr. Leyla Kandur Lasik Institute
EyeSTAR Lasik Institute
Florence Nightingale Göz Hastalıkları Merkezi
Gözaydın Laser Göz Merkezi
Gözenur Göz Merkezi
Gözlazerseçimi.com
Gözlazerseçimi.com
Hayrunnisa Hastanesi
Işık Göz Merkezi
Ilgi Göz Hastalıkları Merkezi
International Hospital İstanbul
Istanbul Cerrahi Hastanesi
Istanbul Göz Hastanesi
Istanbul Medicine Hospital
Istanbul Medipol Hastanesi
Karadeniz Lazer Göz Merkezi
Kartal Göz Merkezi
Kayseri Göz Merkezi
Kudret Göz İstanbul
Kudret Göz Ankara
Laser Fako Limited şirketi
Lazervizyon
Maya Göz Adana
Maya Göz Ankara
Maya Göz Kayseri
Memorial Hastanesi Göz Merkezi
Mersin Vizyon Göz Merkezi
Mirkelam Göz Lazer Merkezi
Net Lazer Göz Merkezi
Opr. Dr. Nusret Baş
Optimed Göz Kliniği
Osmanoğlu Kliniği
Rufus Göz Kliniği
Samsun Dünyam Lazer Göz Merkezi
Süper Vizyon Lazer Göz Merkezi
Taksim Göz Hastalıkları Merkezi
Talya Göz Merkezi
Turkiye Hastanesi
Veni Vidi Özel Göz Sağlığı Hizmetleri
 Tedavi Yöntemleri
Ck (kondaktif keratoplasti)
Epi-lasik
Fakik-iol
Fako-katarakt
Keratokonus
Kornea nakli
Lasek
Lasik
Prk
Refraktif lens değişimi
Renkli kontakt lenser
Sert kontakt lenser
Wavefront (kişiye özel tedavi)
İntacs | Ferrara | Keraring
İntralase lasik (femtosecond)
Şeffaf kontakt lenser
 Haber Bülteni
Yeni kampanyalardan ve güncel haberlerden ilk önce haberdar olmak için hemen üye olun. Buraya tıklayın.

Klinik / Hastane Üyeliği | © Copyright 2007-2013 Göz Lazer Seçimi.com bir BirOneri.com Internet Medya projesidir | Her hakkı saklıdır | Estetik Dis Hekimi
İletişim gozlazersecimi.com | Güvenilir Online AlisVeris Magazalari